| İŞ
BANKASI'NIN KURULMASI |
|
tatürk'e
bir gün yabancı sermayeli bankaların milli konularda kredi verme
zorlukları naklediliyor. O da bir milli banka kurulmasına karar
veriyor. Bu iş için bir adam düşünüyor, yakınlarından birisini çağırıyor:
- Ben bu kuracağım bankanın başına getirmek için İktisat Vekili
Celal Bey'i düşünüyorum. Acaba kendisi ne der? diyor. Muhatabı:
- Efendim, Celal Bey siz ne emrederseniz gözünü kırpmadan yapacak
kadar size bağlıdır, cevabını veriyor. Atatürk:
- Benim onun ahlakına çok itimadım vardır. Fakat sen hiç benden
bahsetmeden bir nabız yokla diyor. Bu zat Celal Bey'i buluyor. O
vakit İktisat Vekilliği gibi bir vazifeyi bırakıp yeni kurulacak
ve üç beş odalı bir binada işe başlayacak bir bankaya müdür olmak
biraz tuhaf görünse bile, Celal Bey muhatabına:
- Ben onun emrinde bir neferim, nerede emrederse orada vazife görürüm,
cevabını veriyor.
|
|
 |
|
Aradan bir zaman geçiyor. Atatürk, Celal
Bey'i çağırıyor ve bu sefer ona doğrudan doğruya konuyu açıyor.
Celal Bey yine her ne emrederse yapacağını tekrarlıyor. Bu sefer
Atatürk:
- Ama Vekilliği terk etmek lazım gelecek, diyor. Atatürk bu sefer
daha ileri gidiyor:
- Mebusluğu da bırakman lazım gelecek.
- Bırakırım, Paşam...
O vakit Atatürk, Celal Bey'in omzunu tutuyor:
- Haydi işe başla, göreceksin muvaffak olacaksın,- diyor ve şu sözleri
ilave ediyor:
- Bu iş için lazım gelen bütün kaliteler sende vardır. Ben senin
namusuna ve ahlakına kayıtsız itimat ederim."
Münir Hayri EGELİ
|
|