|
Veyahut kemâle gelen her erkek
ve kadın kendine her nokta-i nazardan küfüv (her açıdan denk) olan
bir eş buluncaya kadar muhafaza-i nezahat edecek ve bulduktan sonra
teşekkül edecek çift bir ocak vücuda getirecek. Tarafeyynden (taraflardan)
biri ölünceye kadar, veyahut şimdiye kadar mer'i kavaid, ve kavanin-i
şeriyenin mesağ gördüğü esbâb tahtında tantında iftirak edinceye
kadar (yürürlükteki kuralların izin verdiği sebeplerle boşanana
kadar) erkek karısına, kadın yalnız kocasına manen, fikren, maddeten
hasr-ı mevcudiyet edecek.

Zevceynde (karı koca), harice taşmak istidadında olan hissiyat ve
temayülâtı boğmak için tedbir alalım: İslamiyette tatbik edilmekte
olan tesettür, kadınların kocalarından başka erkekle kat'iyen temasa
gelmemeleri ve hayal-ı hariciyeye mâlik olmamaları bir dereceye
kadar kadınları tevkif eder, fakat erkekler için, bugünkü zemin-i
medeniyette bir mania icat etmek müşkül. Vakıa onları ciddî ve sürekli
mesaî içinde bulundurmak suretiyle meşgul
|
|
 |
|
etmek varid-i hatır olur (akla gelir).
Pek güzel, o kadar ciddî ve yorucu meşagilden sonra, son asır terakki
ve medeniyetin şuaatiyle (ışığıyla) ve dimağı tenevvür etmiş (aydınlanmış)
bir erkek, işinden doğru evine gelüp, kapanmak suretiyle yarın için
icab eden zevk ve kuvvet-i mesaiyi iktisab edebilir mi? Biraz hava,
biraz musikî, biraz tiyatro, hülasa bir hayat arzu etmez mi? Bu
icabat'ı tabiiye ve medeniyeyi tatbik ederken yanında karısı bulunmazsa,
bu noksanı telâfi etmek lâzım gelmiyecek mi? Çünkü bir erkek için
kadın huzurundan, kadın sözünden, kadın refakatinden mahrum bulunmak
bir noksandır. Bu behemehal (mutlaka) tatmin olunur. Fakat evde
erkeksiz kalacak kadın için erkek ihtiyacı aynıdır.

Ecdadımızın, Osmanlı dilaverlerinin izdivaç usulü mağrur
erkeklerin tercih edeceği bir tarzdır. Bir Osmanlı için, o da her
emir ve işaretine amade yalnız kendine hasr-ı vücut etmiş veya etmeğe
mecbur kalmış bir veya
|
|
|
|