| KENDİNE
GÜVENME |
|
anakkale'de,
Arıburnu'nda harp ederken, Liman von Sanders Paşa, vaziyetteki zorluğu
görerek, bir Alman miralayı göndermişti. Miralay geldi. Kaymakam
Mustafa Kemal Bey'den kumandayı almak istedi. Mustafa Kemal Bey
kumandayı bırakamayacağını söyledi. O vakit bu büyük hadise olmuştu.
Alman miralayı, Liman von Sanders Paşa'ya şikâyet etmişti. Liman
Paşa meseleyi halledebilmek için daha büyük rütbede olan Kolordu
Kumandanı Eşref Paşa'yı göndermişti. Fakat bu defa Mustafa Kemal
Bey şöyle dedi:
- Ben bir şart ile kumandayı bırakabilirim. Miralay cenaplarının
kumandayı aldıkları vakit ne yapacaklarını öğrenmeliyim.
Alman miralayı vaziyeti tetkik etmiş:
- Ben ricat emrini veririm, demiştir. Mustafa Kemal Bey ise:
- İşte ben bunu bildiğim için kumandayı bırakamıyorum. Ben bu vaziyette
taarruz ederim. Arkada nihayet bir, iki kilometrelik bir
|
|
 |
|
mesafe vardır. Böyle bir vaziyette ricat
etmek, mahvolmak, denize dökülmek demektir. Binaenaleyh taarruzdan
başka yapacak bir şey yoktur, cevabını vermiştir.
Bunun üzerine Esat Paşa, Mustafa Kemal'in omzunu
okşayarak:
- Allah muvaffakiyet versin, demekle yetinmiş ve karargâhına dönmüştür.
Mustafa Kemal Bey taarruz kararını tatbik etmiş, o günün gecesi
içinde tehlikeli vaziyet değişmiş, muvaffakiyet başlamıştır. Bu
neticeyi gören Alman Miralayı askeri bir tavır ile selam vererek
Kaymakam Mustafa Kemal Bey'e yaklaşmış:
- Ben bir miralayım. Rütbece sizden büyüğüm. Fakat sizin emriniz
altında çalışmayı kendime şeref bilirim. Bunu Liman von Sanders
Paşa'ya da böylece bildirdim! demiştir.
Asım US
|
|