Kanun No : 2525 Madde 1- Her Türk, öz adından başka soyadını da taşımaya
mecburdur. Madde 2- Söyleyişte, yazışta, imzada öz ad önde, soy adı
sonda kullanılır. Madde 3- Rütbe ve memuriyet, aşiret ve yabancı ırk ve millet
isimleriyle umumi edeplere uygun olmayan veya iğrenç ve gülünç soy
adları kullanılamaz. Madde 4- Soyadı seçme vazifesi ve hakkı, evlilik birliğinin
reisi olan kocaya aittir. Evliliğin feshi ve boşanma hallerinde
çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği
adı alır. Koca ölmüş ve karısı evlenmemiş olursa veyahut koca akıl
hastalığı ve akıl zayıflığı sebebiyle vesayet altında bulunuyor
ve evlilik de devam ediyorsa bu hak ve vazife karınındır. Kocanın
vefatıyla karı evlenmiş veya koca evvelki fıkrada zikredilen sebeplerle
vesayet altına alınmış ve evlilik de
zeval bulmuş ise bu hak ve vazife çocuğun baba cihetinden olan
kan hısımlarından en yakın erkeğe ve bunların en yaşlısına, yok
ise vasiye aittir. Madde 5- Mümeyyiz olan reşit, soy adını seçmekte serbesttir.
Akıl hastalığı ve akıl zayıflığı dolayısıyla vesayet altına alınmış
olan reşidin adını babası, yok ise anası, bu da yok ise vasisi seçer. Madde 6- En büyük mülkiye memurunun vereceği müzekkere üzerine
Cumhuriyet Müddeiumumisi ( savcısı ) , 3 üncü maddedeki memnuiyete
( yasaklamaya ) uygun olmayarak soyad kullananların bu adı değiştirmelerini
ve tarihte ün almış olanlara ilişik anlatan adların , hilafını iddia
ile, kullanılmasını mahkemeden isteyebilir. Kanunla taayyün eden
unvanlar mahfuzdur. Madde 7- Bu kanunun neşri tarihinden itibaren iki yıl içinde
gerek soyadı olmayanlar ve