|
ilişkisi içinde bulunması gerekmektedir.
Vatan birliği elbette millet olabilme kriterlerinin en yaşamsalları
arasındadır.

Türkiye'yi kuran milletin, Türk milleti olduğuna inanan Mustafa
Kemal, kendisini daima biyolojik ırkçılığa dayalı sert-totaliter
yaklaşımlardan uzakta tutmasını bilmiştir. Onun millet ve milliyetçilik
tanımı, barışperver, ulusun yaşam ve kaderine yön çizebilme temel
hakkını gözeten kültürel bir milliyetçilik tanımıdır ve başka pek
çok konuda olduğu gibi Fransız yaklaşımından esin almaktadır. Hayatı
boyunca bilimsel ve tarihi tecrübeleri ona milletin suni bir yapılanma
olmadığını kanıtlamıştır. Bu açıdan organizmacıdır.

Atatürk'ün yanında bulunan onun hareketlerini izleyen düşünürlere
göre yeni devletin milliyetçilik anlayışı çok farklıdır. Bu kesim
Atatürk'ün vatan sevgisini kutsallıkla birleştiren, milliyetçiliği
sadece tapınma addeden mistik-
|
| <<
Önceki Sayfa |
|
 |
|
hayalci milliyetçilik anlayışının karşısındadır.
Mistisizme, geçmişe tapınmakla sınırlı bir fetişizme karşı çıkan
bu yeni anlayışı Karaosmanoğlu, "Türk Rönesansı" olarak adlandırmaktadır.
Bu bağlamda bir yanlış anlaşılmanın düzeltilmesi gerekmektedir.
Kimi sol Kemalist yazarlar, Türk milliyetçiliği akımını kötülemek
ve farklı milliyetçilik tartışmaları açmak amacıyla Türk milliyetçiliği
fikir sistemine saldırılarda bulunabilmektedirler. Oysa Türk milliyetçiliği
üzerine teorik eserler veren düşünürlerin kitaplarında mistik, geçmişe
tapınmakla yetinen milliyetçilik tanımlarının şiddetle yerildiği,
gelişmeci, aklı üstün tutan milliyetçilik kuramlarının dile getirildiği
görülecektir. Tartışmaya son vermek amacıyla her iki kesimin meseleyi
nasıl değerlendirdiğine değinilebilir. Sol milliyetçilik ve Atatürk
milliyetçiliğinin üzerinde odaklanan kalemler kendisini milliyetçi
olarak tanımlayan siyasal akımın temsilcilerinin Türk milliyetçiliği
|
|
Sonraki Sayfa >> |
|