| 12
Ocak 1914 Sofya |
|
ok
aziz dostum,
Son mektubun da ondan evvelkiler gibi beni pek sevindirdi. Onları
ne kadar dikkate layık bulduğumu ve ne kadar sabırsızlıkla beklediğimi
söylemek lüzumsuzdur. Sefarethanenin kapıcısı, bana, senin mektuplarından
birini getirdiği zaman, içimde büyük bir sevincin uyanması için
zarfın üzerinde senin yazını görmek kâfi idi.

Birçok yüksek mevkili insanlar arasında bulunduğum halde
beni hatırlamaktan hali kalmadığını ve bütün o gros bonnetler (kodamanlar)
ve tabiri mazur gör, kocaman zerzevatlarla devamlı münasebetlerinin
sana benimle meşgul olmak için rahat bir an bıraktığını görmek ne
kadar hoşuma gidiyor.
Benim İstanbul'a gelmem için dileklerini, senin tarafından
beni daha sık görmek için zihar edilmiş bir arzu şeklinde yorumlamama
müsaade et, çünkü senin o kadar geçici telakki
|
|
 |
|
ettiğin bir kombinezona iştirak ettiğim
tarzında bir düşünceye sahip olduğunu tasavvur edemem. Bundan evvelki
mektuplarından sen bu vazifeyi bir saman yığınının husule getirdiği
ışığa benzetiyordun. Bende onun bir kıvılcımından başka bir şey
değildim, değil mi?
Nuri Bey'in en yüksek mevkii işgal etmesini hararetle arzu edenlerden
biri de ben olduğum halde, onun Birinci Kolordu kumandanlık makamına
yükseldiği hakkında bana verdiğin habere inanamayacaktım. Zira,
bu haberin aslı olsaydı, tasavvur edilen bütün reformların samimiliğine
tam bir iman besleyecektim.

Benim ihtiraslarım var, hem de pek büyükleri, fakat bu ihtiraslar,
yüksek mevkiler işgal etmek veya büyük meblağlar elde etmek gibi
maddi emellerin tatminine taalluk etmiyor.

Ben, bu ihtirasların gerçekleşmesini vatanıma büyük faydaları
dokunacak, bana da liyakatle ifa edilmiş bir vazifenin canlı iç
rahatlığını verecek büyük bir fikrin başarısında arıyorum
|
| Sonraki
Sayfa >> |
|