|
HAYDİ BAKALIM ZEYBEK OYNAYACAĞIZ
Bir başka akşam, fasıldan sonra bir semai çalarak konsere son verdik. Atatürk
şöyle dedi:
- Her fasıl peşrevle başlıyor, saz semaisiyle bitiyor. Dörder "hane"
olarak yapılan bu eserlerin, özellikle saz semailerinin tavrı aşağı yukarı birbirlerinin
aynı. Bizlere heyecan verecek, ruhumuzu okşayacak zeybek havaları gibi kıvrak
ezgilerle düzenlenseydiler olmaz mıydı? Acaba bestekârlarımız neden bunu göz
önünde tutmamışlar?
Gazi'nin bu buluşları harikaydı. O ara salon orkestrası konserine başladı. Yerimden
kalktım. Beni de ilgilendiren bu buluş üzerine hemen bir eser yazmak ve hemen
orada arzularını yerine getirmek için tenha bir yere çekildim. Bir kâğıt parçasına
o anda doğan ezgileri Hamparsum notasıyla tespit ettim, dördüncü haneye de zeybek
temposunda bir oyun havası ekledim. 15 dakika gibi kısa bir sürede oluşturduğum
bu eseri bir daha gözden geçirdim, kendim de beğendim. Mükemmel bir "Nakriz
Saz Semaisi" bestelenmişti.
Yirminci dakikada salona girdiğim zaman orkestra dans havaları çalmaya devam
ediyor, Atatürk sofra başında yanındakilerle konuşuyordu. Beni görünce:
- Neredeydin?
- Paşam, emirlerinizi yerine getirmek üzere dışarıya çıkmış idim. Müsaade buyurursanız,
şimdi bestelediğim "Nikriz Saz Semaisi"ni dinleteceğim.
Paşa hayret etmişti. Derhal tamburla eseri çalmaya başladım. İlgiyle, dikkatle
izliyordu. Son hanenin zeybek usullerine başlar başlamaz:
- Bravo! Aferin evladım... diyerek arkalarında İnönü'nün de bulunduğu konuklarına:
- Haydi bakalım, hepimiz zeybek oynayacağız!
Tekrar tekrar bu eseri çaldırdılar ve zeybek oynadılar.
Refik FERSAN
Kaynak: Milliyet Gazetesi, 14.06.1984
|