|
4 Temmuz 1918 Perşembe Program mucibince saat 7'de Marksbrun önünde kadehimi içiyorum, kadehi yarıladıktan
sonra yudum yudum hem içiyor ve hem de Mühlbrun'a doğru yürüyorum. Yağmur yağdığı
için açık olana şemsiyemle başımı muhafaza ediyor, paltomu ıslanmaktan vikaye
edemiyorum. Muşammamı Şevki'ye vermiştim. O da arkamdan geliyordu. Su bitti,
hatvelerimi (adımlarımı) sıklaştırdım. Hızlı hızlı adeta asker yürüyüşüyle yürüyordum.
Herkesin bana baktığını ve gülmekte olduğunu gördüm. Yürümeğe devam etmekle
beraber etrafıma, geriye bakmıyordum. Bir de ne göreyim. Benim Şevki hemen bir,
iki adım mesafayle bana ayak uydurmuş, yere kadar uzanan benim muşammam içinde
kendinden geçmiş, kollarım sallayarak beni takib ediyor. Talimhane meydanında
acemi efradın yürüyüş talimi esnasında tatbik olunan şekillerinden biri. Ben
de gülmeğe başladım. -Ne yapıyorsun? -Hiç efendim, dedi. Zaten Mühlbrun'a gelmiştik.... |